BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

banner16

Her kriz aslında bir fırsattır!
Yani?
Kriz yoksa fırsatta yoktur
Mantık bu olunca, işler tıkırında gidiyor elbette
Aslında bu toplumumuza yabancı bir durumda değildir
Fırsattan istifade diye bir deyimimiz vardır
Gene böyle zor günleri çıkarına kullananlar için, bir tanımlama vardır
Fırsatçı!
Kriz için medyaya yansımış ve hepimizin kulakları ile duyduğu kriz söylemleri ise;
Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin hakkını, hukukunu, onurunu, çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır.
Krizi fırsata çevirmek, bizlerin elinde!
Her kriz beraberinde birçok fırsat getirir...
Salgınla birlikte ortaya çıkan küresel kriz, ülkemizin önünde ne kadar büyük fırsatlar bulunduğunu bir kez daha ortaya koymuştur!
Türkiye ilk defa krizlerin altında ezilen değil krizleri yöneten, hatta krizleri fırsata çeviren bir ülke konumuna gelmiştir...
Birde tersi söyleme rastladık
Türkiye'de kriz yok, ekonomiyle alakalı manipülasyon var!
Gelelim krizin nasıl fırsata dönüştüğüne;
Destekle...
Yani?
Başına ''Yeni'' eklenerek açıklanan Yeni Ekonomik Destek'' Ya da ''Yeni Ekonomik Plan'' ile uygulamaya geçiyor
Bu destekler elbette iktidarın kendi cebinden yapılımıyor, doğrudan devlet hazinesinden karşılanıyor!
Bu desteklerin krizleri çözmesi, aslında fırsatın oluşmasını da sağlıyor
Nasıl mı?
Şu kadar milyar esnafa nakti yardım vereceğiz
Bu kadar bu ve şu vergilerden indirim yapacağız
İhtiyaç sahibi ailelere, doğruda bu kadar milyar vereceğiz
Kişi başı iki bin lira vereceğiz
Şu ödemelerde bir yıl muafiyet sağlayacağız
Düşük faizle, iş yerlerine uzun vadede kredi dağıtacağız
Bankalara KGF desteği
Konut alımında KDV indirimi
Araba alımında ÖTV indirimi
Mevduat faizini indirip kredi fazine karışma
Kah döviz sebep, kah enflasyon
Bunlara, şunlara, onlara binler, milyon, milyar destekler ila...
Tüm bu yaşanan ekonomik, doğa, siyasi, sağlık krizleri sonucunda, hep bu muallak maddi destekler yani fırsatlar oluşturuldu, ancak toplum olarak, hepimizin vergileriyle oluşan bu yüksek meblağların, dağıtımındaki berraklık, ne yazık ki demokratik bir toplumla uyuşmuyor!
Bunu nereden anlıyoruz?
Mecliste ki tartışmalardan, soru önergelerinden, Sayıştay raporlarından, en doğrusunu da bu grupların temsil  edildiği, odalar, dernekler ve STK'na gelen şikayetlerden elbette...
Aslında bu destekler hakkaniyet içerisinde ve eşit bir şekilde mi yapılıyor, yoksa siyasi bir çıkar için mi kullanılıyor, tüm bağımsız kurum ve kuruluşlarca incelenip, topluma açıklanmalıdır.
İleri demokrasinin uygulandığı ülkelerde, değil bu kadar büyük harcamalar, sadece bir devlet başkanının eşinin uçak biletini dahi, devlet imkanları ile aldığında, tüm toplumun baskısı ile görevinden bile istifa edebilmektedirler!
Bizde ise değil bir bilet, milyonlarca paraların kimlere, ne şekilde aktarıldığı, gün geçmiyor ki manşetlerde yer almasın.
Bundan daha vahimi ise bu yolsuzlukların yasalara uygundur savunmasıdır...
Eğer toplumsal vicdanın rahatlatılması isteniyorsa?
Yaşanan büyük sel, deprem gibi felaketler, ekonomik krizler, pandemik toplumsal sağlık sorunları, büyük yangınlar ve büyük terör kalkışmalarında, yapılacak yardımlar ve önlemler, gerekiyorsa seçim listeleri gibi, muhtarlıklara asılarak, bu toplu harcamaların dağılımı, o yöre halkı ile de en ince detayına kadar paylaşılmalıdır! 
Sözün özü;
 Aksi takdirde en güzel düstur;
 Yok kriz, yap kriz!

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner36