BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

banner57

Lafı dolandırmaya gerek yok. TFF (Türkiye Futbol Federasyonu) bir AKP projesidir. Tüpçüsü de Teyyarecisi de AKP’nin sözünden çıkamazlar. AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı da yapan Recep Tayyip Erdoğan 15 Ocak 2011’de oynanan Yeni Ali Sami Yen Stadı’nın açılış maçında yuhalanmasını asla unutmadı. O günden itibaren Galatasaray ve Galatasaraylılar’ı hiç sevemedi. Dindar ve kindar bir gençlik hayalleri olan Recep Tayyip Erdoğan yuhalanmasının ardından özerk olması gereken TFF’ye önce Fenerbahçe eski yöneticisi Mehmet Ali Aydınlar’ı başkan olarak uygun gördü. Sayın Aydınlar o zamanlar hükümetle sıkı fıkı olan Gülen Cemaati’nin şike kumpasında ne yapacağını bilemediğinden, hastaneleri de elinden gitmesin diye tam anlamıyla tüydü. Yerine Beşiktaşlı eski yönetici Hüsnü Güreli atandı. Oysa ki Aydınlar’ın istifasıyla boşalan koltuğa başkanvekilleri Göksel Gümüşdağ (o zamanlar Başakşehir yoktu) ya da Lutfi Arıboğan oturmalıydı. Ancak onlar Galatasaray delegesi oldukları için 26 günlük için bile olsa Güreli’yi tercih etti siyasi erk.

EYVAH EYVAH!

Sonrası doğal afetten beter. Beşiktaş eski başkanı Yıldırım Demirören’e TFF Başkanlığı tebliğ edildi. Babasının bile pek aile şirketlerindeki işlere bulaştırmadığı söylenen Yıldırım Demirören tam 7 sene Türk Futbolunu, “Galatasaray zarar görsün de isterse futbolumuz batsın” amacında yönetti. Ancak Galatasaray’a zarar vermeye gücü yetmedi. Galatasaray’ın şampiyonluğu ile sona ermiş ligin dibine üst küme (play-off) maçları ekleme çirkefliği bile yapmasına rağmen Yıldırım Demirören sık sık kapkara bir suratla Galatasaray’a kupa vermek zorunda kaldı. Hatta bir kupa töreni sırasında Galatasaray’ın o günkü futbolcusu Melo’dan “Zııııt Erenköy” bile yedi. O kadar kötü yönetti ki futbolumuzu; artık şampiyonumuz direkt Şampiyonlar Ligi’ne katılamıyor. Arada Doğan Grubu’na ve tüm şans oyunlarına çöktü. Daha iki gün önceki haberde Sayıştay’ın şans oyunlarında adil davranılmadığına dair açıklamaları var. Sonunun pek iyi olmayacağı aşikâr. Utanması evde ders çalışmasına rağmen İddaa, Misli.com gibi siteleri de holdinginin bünyesine kattığı için TFF Başkanlığı’ndan 1 Mart 2019’da mecburen istifa etti. Yerine yine emanetçi Hüsnü Güreli bu kez 3 günlüğüne geldi. Peşinden AKP’nin en sevgili müteahhidlerinden, beş ballıdan biri olan Fenerbahçe eski asbaşkanı Nihat Özdemir TFF’nin başına 6 Ocak 2019’da oturtuldu. Kendisine ne denirse yaptı, tükürdüğünü sık sık yaladı. “Maçları oynatırım” dedi. Patronu, “Her şeyi kapatıyoruz” deyince hemen çark etti. “Maçları oynatmam” dedi, patronu “Her şeyi açıyoruz” deyince oynatıverdi vs. Hâlâ da kendisine ne söylenirse uslu bir ilkokul birinci sınıf öğrencisi gibi yapıyor.

GALATASARAYLILIK BİR YAŞAM FELSEFESİDİR

Şu ana kadar bahsi geçen isimlerin tümü (Lutfi Arıboğan hariç) Galatasaray’ı sevmiyorlar. Başarısız olsun diye didiniyorlar.

Çok basit bir örnekle Galatasaray’a karşı ne kadar art niyetli olduklarını anlatayım size.

Nihat Özdemir, Servet Yardımcı ve Mehmet Baykan... Neredeyse TFF’nin tüm kararlarını bu üçlü veriyor. Galatasaray’ı zedelemek için teşekkül oluşturdular. Moralleri bozmak için Galatasaray’ın önemli Avrupa Kupası maçları öncesi ya başkanına ya hocasına ya da tibünlerine verdikleri cezaları açıklamaya başladılar. Doymadılar, dünkü Marsilya galibiyetinden hemen sonra da Galatasaraylılar’ın sevinci yarım kalsın diye Fatih Terim’e 5 maç ceza verdiklerini ilan ettiler. Bu mevkilere gelmiş, iş hayatlarında başarılı olmuş, trilyonlar kazanmış insanlar ama ceza vererek bir Galatasaraylı’yı üzemeyeceklerinin bilincine varamamışlar. O kültüre çok uzaklar; Tevfik Fikret’in tek satırını okumamışlardır. Recaizâde Mahmut Ekrem desek boş boş bakarlar “Kim bu acaba” diyerek. Milliyet Gazetesi’ne çökerek Abdi İpekçi’nin kemiklerini sızlattıklarının farkında değillerdir. Barış Manço’yu şarkıcı, Ferhan Şensoy’u komedyen, Gündüz Kılıç’ı hoca sanırlar. “Olivier Gauvin, Galatasaraylılar’ı galibiyetten ötürü kutladı” desek kaç TFF yöneticisi kendisini tanıyabilecek.

Galatasaraylılık galibiyetle, kupayla ölçülmez. Bambaşka bir şeydir. En zor günde camiasına sımsıkı sarılan insanların kulübüdür. Galatasaraylılık bir yaşam felsefesidir.

STANDARDINIZI SEVEYİM!

Sahada beceremediklerini masa başında halletmeye çalışıyorlar. 3-5 hafta önce Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın Sivasspor maçında karşılaşma sürerken sahaya daldı, topa sinirlice vurdu ve kameralara da yansıyacak şekilde ağır küfretti. Bir maç ceza aldı. Geçen hafta Fenerbahçe maçında Fatih Terim maç sonu denilene göre küfür etmiş. Beş maç ceza aldı. Standardınızı seveyim sizin. Hiç mi yüzünüz kızarmıyor!

Bu haftaki Avrupa Kupası maçları sonrasında Türkiye 19’uncu sıradan 16’ncı sıraya yükseldi. Beşiktaş, Ajax’a 2-1, Fenerbahçe de Olimpiyakos’a 1-0 mağlup olduğuna göre bilin bakalım bu yükselişi sağlayan hangi takım!

Neyse ki UEFA’da TFF diye bir şey yok. Olsaydı ülkece 21’inci sıradaydık.

[email protected]

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner36

banner50