BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

banner16

Seneye AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı da yapan Recep Tayyip Erdoğan yeni bir şey icat etmezse seçim var.

Bir dakika daha o koltukta oturabilmek için Tanrı korusun her türlü çılgınlığı yapabilecek gibi duruyor şu an. Ekonominin yolunda gittiğini, herkeslerin bizi kıskandığını, büyüdüğümüzü falan söylüyor. Beni en çok korkutan Suriye, Afganistan ve Pakistan’dan ülkemize yağan radikal islamcı tipler. Umarım aklımdaki felaket senaryosu hayata geçmez!

Ekonomi çöktü, defaatle yazdık, hukuksuzluğu yazdık. Artık başka şeyler yazalım...

Gölgelerinden korkuyorlar. En ufak bir eleştiriye tahammülleri yok, kıvılcıma bile tankerle su döküyorlar. Ne demek istediğimi aşağıdaki yaşadıklarımı okuyunca daha iyi anlayacaksınız.

POLİS BENİ DÜŞMAN SANIYOR

Çarşamba günü Bahariye’de işim vardı, Süreyya Operası’nın önünde yüzlerce polisi görünce merak ettim. Gençten birine sordum, “N’oluyor kardeşim burada?” dedim. Saçım uzun, kısa pantolonum, ayağımda da sarı crocklarım var ya; pis pis suratıma baktı, kıçını döndü cevap vermedi. Nasıl beyinleri yıkanmışsa artık, bizi düşman görüyor onun kafasındaki kalıbın içinde olmadığımız için.

Etrafı kestim, yaşını almış bir komiser buldum. Elime de sürekli basın kartımı aldım olası bir tartaklanmayı önlemek için. “Komiserim hayırdır” dedim basın kartını göstererek. Yaş almış olmak başka, cevap alabildim bu kez, “Sizinkiler eylem yapacakmış” dedi. Dedi ama biz sanki hamam böceğiymişiz havalarında bir siz vurgusuyla dedi. Etrafımda onlarca sivil polis de var. O kadar polisin içinde kendimi çok güvende hissetmem gerekiyor ama bayağı korkmaya başladım. Gözlerini bana dikmiş onlarca izbandut. Öyle korkak biri de değilim, 20 kişi arasına dalarım gerekirse ama bu kez karşımda yüzlerce nefret dolu, coplu silahlı kolluk gücü var. Vurmuyorlar, sövmüyorlar ama gözlerindeki ışığı görebiliyorum, lazer. Lazer atıyorlar bana erimem için. Koruma kalkanlarım çökmeden bizimkilerin yanına seyirttim.

ÖZGÜR BASIN SUSTURULAMAZ

“Basın özgürdür” diyen 20-30 gencecik çocuk. Baktım aralarında provakatör olacak kimse var mı diye, yoktu valla. Hepsi pırıl pırıl gençler. Tek istedikleri basının özgürlüğü. 30 kişiler taş çatlasa. “Çalışıyor musunuz bakayım gençler?” diye sordum. İnternet, portal, youtoube falan dediler, belli ki işsizler. Yeni trent bu basında, işsizsen sanal alemde mutlaka bir şeyler yapıyorsun. Kaldı ki koca koca adı olan gazetelerin yapamadıklarının çok daha iyisini bu gençler yapıyor, hem de aç açına.

Neyse bağırdık çağırdık 5 dakika, dağıldık. Provokasyon falan da olmadı. İnci’den Alman pastası almak için kuyruğa girdim (inanılmaz bozmuş pastayı o başka hikaye. Susamlı çubuk ise efsane hâlâ) ki polisler de dağılmaya başladılar. Bağırış çağırış panzerler, otobüsler “vark vark vark” diye o iğrenç sirenlerini öttüre öttüre yayaları duvara dayayıp terk ettiler Bahariye’yi. Saatlerce bekleyen tramvay ağır ağır hareket etti içindeki onlarca yaşlı yolcuyla. Hava bile rahatladı, hafif bir rüzgar korkunun, baskının kokusunu aldı götürdü. İnsanların yüzü tekrar gülmeye başladı, kediler saklandıkları kuytulardan çıkıp bankların üzerlerindeki yerlerini aldılar. Pastane sırasındaki bir abla, “Körolasıcalar 20 kişiye bin kişi gelmişler” dedi. Daha birçok şey söyledi ama buraya yazmayayım. Halkın içindekileri döküldü abla.

 

BİZ DE VATANDAŞIZ BE KARDEŞİM

 

Bir millet onları korumakla görevli memurlardan bu kadar rahatsız olmamalı, açık açık yazmak gerekirse korkmamalı. Bunun adı güç zehirlenmesidir. Baştan ayağa bu zehirlenmeyi yaşıyor iktidardakiler. Hem de en güçlü oldukları zaman bile ellerinde bulundurdukları yüzde 51 ile. Halkın yüzde 49’u da senin vatandaşın Sayın AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı da yapan Recep Tayyip Erdoğan. Bir zahmet bize de biraz huzur sağla.

Kendi tahminlerinin bile üzerinde güç elde edince ne yapacaklarını şaşırdılar. Bu kadar süreceğini tahmin etse cumhurbaşkanlığı için iki dönem kısıtlamasını getirir miydi bu kardeşimiz kendisine. Sonsuzluk şerbetinden içer, ömür boyu şıkkını işaretlerdi. Bakalım üçüncü kez adaylık için nasıl bir formül icat edecekler. Korktuğum gibi karşısında aday olmayan bir sisteme geçiş olmasın da nasıl olursa olsun, demokrasilerde su yolunu bulur en nihayetinde.

[email protected]

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner36