BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

banner16

Baş döndüren bir gündemimiz var. Vitor Parreira ve Sergen Yalçın’dan sonra Fatih Terim de takımından ayrılmak zorunda kaldı. Sanırım ilk defa üç büyükler ligi başladıkları hocayla bitiremiyor.

5, 9 ve 12’nci sıradalar, liderin toplam 59 puan gerisindeler.

İlk üç takım AKP’nin kalesi; Trabzon, Konya ve Başakşehir.

Federasyon Başkanı AKP’nin beş ballı müteahhidinden en meşhuru, teyyare işlerine de bakıyor.

Kupa finali Katar’da oynanıyor.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Maliye Bakanı olsa Nebati Bey’den daha iyi ekonomiden anlayabilirdi ama sporla hiç ilgilenmediği aşikâr.

Futbol Federasyonu’nun yönetimi komple AKP’li siyasetçi.

Hayatında ıstaka görmemiş Bilardo Federasyonu yetkilisi var. Hık mık etmesinler topuna üç bant maç teklif ederim, paçası sıkan çıkmaz!

Daha çok örnek verebiliriz sporumuza musallat olan siyaset hakkında ama gereksiz zaman kaybı olur.

Her mevkide olduğu gibi spor yönetimimizde de liyakat yok. Birkaç kurtarılmış branş dışında sporda başarının esamesi okunmuyor. Sebebini düşünmeye gerek yok. Cemaatlere, tarikatlara, cüppeli sarıklı yobazlara harcanan enerjinin onda biri spor faaliyetlerine harcanmıyor da ondan. Lüzumsuz görüyor dinci siyasiler sporu.

Yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk her şeyde olduğu gibi kısa ve öz açıklamış olmazsa olmazı...

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.

TARİKAT DEMİŞKEN!

Geçtiğimiz aylarda bir çocuğun boğazı kesildi, geçen gün ise tıp fakültesi öğrencisi canına kıydı cemaat yurdunda. Her iki aile de şikayetçi bile olmazken evlatlarının ölümlerini normal bir şeymiş gibi karşıladılar. Bu nasıl bir cehalettir, bu nasıl teslim olmaktır! Devlet nasıl böyle bir duruma müsaade eder?

Günümüzün siyasetçilerine cevap yine kurtarıcımız Mustafa Kemal Atatürk’ten gelmiş. 30 Ağustos 1925’te ikinci Kastamonu konuşmasında söylediklerinin kısa şeklini duymuşsunuzdur, bir de uzun hâlini okuyun. Çözümü de göstermiş Atam...

“Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en gerçek yol, medeniyet yoludur. Medeniyetin gerektirdiğini yapmak insan olmak için yeterlidir. Tarikat reisleri bu dediğim gerçeği bütün açıklığıyla anlayacak ve kendiliklerinden hemen tekkelerini kapatacak, müritlerinin artık erginliğe ulaştıklarını elbette kabul edeceklerdir.”

İşte bu kadar basit. Medeniyet adına son 20 yılda 100 yıl geri gitmişiz.

Neden eksenimizi başka taraflara kaydırmamız gerektiğini anlamamız için Atamız’ın iki cümlesi bile yetiyor.

[email protected]

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner36

banner50