BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

banner16

Prof. Dr. Ahmet Yıldırım Bayazıt uyarıyor: İşitme kaybı Demans ve Alzheimer’a kapı açıyor!

Gazeteci Sahil İmanov’un araştırması: ‘’İşitme kaybı toplumda sıradan bir rahatsızlık gibi görünüyor olsa da, erken ölüm riskiyle ilişkili olabilir. İşitme kaybının Demans gibi hastalıklarla ilişkili olduğunu bir çoğumuz bilmemize rağmen işitme kaybını önemsemiyor olabiliriz. Prof. Dr. Ahmet Yıldırım BAYAZIT ve Odyolog Önder PAKSOY ile işitme kaybı, Demans ve Alzheimer hastalıkları hakkındaki bilimsel araştırmaları derleyerek bu haberi yazdım. 

20 Ekim 2022
Prof. Dr. Ahmet Yıldırım Bayazıt uyarıyor: İşitme kaybı Demans ve Alzheimer’a kapı açıyor!

İşitme kaybı toplumda yaygın karşılaşılan bir problemdir. Dünya nüfusunun neredeyse %5’i işitme kaybından dolayı tıbbi yardıma ihtiyaç duymaktadır. Özellikle 80 yaşından büyük bireylerdeki işitme kaybı oranı %70’lere kadar yükselmektedir.

İşitme kaybının demans gibi santral sinir sistemi hastalıkları, bilişsel fonksiyon problemleri ve ölümcül kalp damar hastalıklarıyla ilişkisi konusunda kanıta dayalı veriler elde edilmeye başlanmıştır.

Demans ile işitme kaybı birbiri ile ilişkili!

Bunamaya neden olan hastalıkların genel bir tanımı olan demans 65 yaş üstü dünya nüfusunun %6.5’ini etkileyen bir sorundur. Demans ile işitme kaybı arasında ilişki olduğu birçok bilimsel çalışmada gösterilmiştir. Daha da önemlisi işitme kaybı varlığı, demans ihtimalinin ilk habercisi olabilir.

Alzheimer hastalığı da demansa neden olabilen hastalıklardan biridir. İşitme kaybı ile Alzheimer hasatlığı arasındaki ilişki 1980’li yıllardan itibaren araştırmacıların dikkatini çekmeye başlamıştır. Çünkü her iki durumda da beyin yapısında hacim kayıpları olabilir. Ancak Alzheimer ile işitme kaybı arasında bugüne kadar net bir ilişki gözlenmemiştir.

Farkına varma, algılama, mantıksal düşünme, lisan, hafıza ve muhakeme gibi yetenekler bilişsel fonksiyonlar olarak bilinir. Bilişsel fonksiyon problemleri ile hem demans hem de işitme kaybı arasında ilişki olduğu gösterilmiştir. İşitme kaybının tedavi edilmesi bilişsel fonksiyonların iyileşmesini veya sürecin yavaşlamasını sağlayabilir.

İşitme kaybı ölüme neden olabilir mi?

Yapılan analizlere göre işitme kaybının varlığı ile ölüm riski arasında bir ilişki bulunmuştur. İşitme kaybı varlığında ölüm riski genellikle kalp damar hastalıklarına bağlı olarak artabilir. Eğer işitme kaybına eşlik eden görme kaybı gibi ek bir sinir sistemi problemi varsa ölüm riski daha da yükselebilir. İşitme kaybındaki her 30 dB artışın ölüm riskini iki kat arttırdığı düşünülmektedir.

Özetle, işitme kaybı sadece sosyal izolasyona ve depresyona neden olan bir problem değildir. Aynı zamanda demans, bilişsel fonksiyon bozuklukları ve ölümcül kalp damar hastalıklarıyla da ilişkili gözükmektedir. İşitme kaybının düzeltilmesinin bahsi geçen problemleri engelleyip engellemeyeceği konusu tartışmalıdır. Ancak, işitme kaybının her zaman izole bir problem olmayacağı akılda tutulmalıdır. Santral sinir sistemi ve kalp damar hastalıklarının erken habercisi olabileceği için dikkatli olunmalıdır.

Odyolog Önder PAKSOY, gazeteci Sahil İmanov’ a açıklamasında, işitme cihazı kullanarak Demans ve Alzheimer riskinin azaltılabileceğini ifade etti.

Odyolog Önder PAKSOY, çarpıcı bir açıklamada daha bulundu. ‘’İşitme cihazı önleyici tedbirdir’’

‘’İşitme cihazı kullanmak, önleyici tedavi prosedürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Kullanacağımız işitme cihazlarına bağlı olarak Demans riskini belirli oranda önlemek mümkündür. Yapılan araştırmalara göre işitme kaybının sebep olduğu engellerin aşılmasında kullanılan işitme cihazı, demansın önlenmesinde büyük rol oynuyor. Demans riski ileri-çok ileri derece işitme kayıplarında beş kat, orta dereceli işitme kayıplarında üç kat, hafif derecede işitme kayıplarında iki kat artar. Kullanılan işitme cihazı, işitme kaybının getirmiş olduğu rahatsızlıklara çözüm oluşturur ve oluşacak riski azaltır.’’

İşitme kaybı, 65 yaş ve üzeri yaşlıların yaklaşık %30'unda bir dereceye kadar ve 85 yaş üzerinde %70 ila %90'ında bulunmakla birlikte, yaşlı yetişkinleri etkileyen en yaygın üçüncü kronik sağlık durumudur. İşitme cihazı kullanımı aralarında sosyal izolasyon, depresyon, değişen fiziksel fonksiyon, aktivite katılımının azalması, düşük yaşam kalitesi, düşmeler, daha fazla bilişsel düşüş veya daha yüksek demans riski gibi sağlık ve genel refah durumları için çözüm yolu olarak kullanılabilir.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner50