BİST
2.554,08
ALTIN
988,62
DOLAR
16,83
STERLİN
20,56
EURO
17,78

banner16

Erdoğan: 2023 bizim için final değil yeni bir başlangıç olacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, '2023 bizim için final değil yeni bir başlangıç olacaktır' dedi.AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, SADAT'la ve yöneticileriyle herhangi bir alakası olmadığını savundu. Atatürk Havalimanı pistlerinin yıkımını eleştirenleri hedef alan Erdoğan, 29 Mayıs'ta İstanbul'un fethinin Atatürk Havalimanın'da kutlanacağını bildirdi. 

18 Mayıs 2022
Erdoğan: 2023 bizim için final değil yeni bir başlangıç olacak

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı pistlerinin yıkımını eleştirenleri hedef aldı. Erdoğan, 29 Mayıs'ta İstanbul'un fethinin Atatürk Havalimanın'da kutlanacağını belirterek, " Ve o gün de ağacı dikeceğiz ve bahçenin temelini de atacağız" dedi.

Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun SADAT'ın kapısına dayanmasına ilişkin, "CHP'nin başındaki zat, SADAT'ın önüne gidip benzer zırvaları ifade etmiştir. Biz bunu, Türkiye'nin bölgesindeki çatışmalarda üstlendiği arabulucu rolüne ve kapsamlı operasyonlarına bir cevap olduğunu iyi biliyoruz. Bu çıkışın suflesinin nereden geldiğini, neyi amaçladığını, niçin şimdi yapıldığını da çok iyi biliyoruz" dedi.

Erdoğan, "SADAT'ın yöneticileriyle, kendileriyle yakından uzaktan hiçbir alakam olmadığı halde bunu adeta bizim şu anda kullandığımız darbeci bir oluşum olduğunu söyleyecek kadar terbiyesizleşiyor" diyerek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef aldı.

Atatürk Havalimanı pistlerinin yıkımını eleştirenleri hedef alan Erdoğan, "Atatürk Havalimanı'na yapacağımız millet bahçesine çevrecilik için karşı çıkmaları tam bir garabettir" diye konuştu.

İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyelik süreci hakkında da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, "NATO'nun genişlemesi bizim hassasiyetlerimize gösterilecek saygıyla anlamlıdır" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Yarın 103'üncü yıldönümüne ulaşacağımız 19 Mayıs 1919 tarihi milletimizin istiklal ve istikbal mücadelesinin önemli dönüm noktalarından biridir. Atatürk'ü anma, Gençlik ve Spor Bayramı olarak anılan 19 Mayıs, dayatmalara teslim olmayıp kendi iradesini çizmenin sembolüdür. Samsun'da başlayıp Ankara'da sona eren, İzmir'de nihayete erişen bu dönemin şanı da şerefi de milletimize aittir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve milli mücadelede emeği olan herkesi, kahramanlarımızı rahmetle yad ediyorum.

Cumhuriyet bizim ilk değil, son devletimizdir. Coğrafyamızdaki son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti'nin 100'üncü kuruluş yıldönümünü muasır medeniyetler seviyesi üzerine çıkarmaya adadık.

Türkiye'nin böylesine kapsamlı ve iddialı vizyona, hedefe, projeye sahip tek partisi AK Parti, tek siyasi birliği Cumhur İttifakı'dır. İnşallah AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak önümüzdeki dönemde de eser ve hizmet siyasetinde yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.

KAFTANCIOĞLU KARARI

CHP ve şurekası sürekli öyle konularla, öyle zırva iddialarla karşımıza çıkıyorlar ki muhatap alıp cevap vermeyi zul addediyoruz. CHP İstanbul İl Başkanı'nın mahkumiyet kararlarının bazılarının Yargıtay tarafından onanmasının ardından bize yönelik saldırı, hakaret dalgası başlattılar. Yargı kararları eleştirilebilir. Ama bu eleştirilerin yargı mensupları ve ülkeyi yönetenlerin kişilik haklarına varması hukukun konusudur.

SADAT AÇIKLAMASI

Ardından hakikatle, akılla, mantıkla ilgisi olmayan bir SADAT tantanası çıkardılar. SADAT, TSK'dan emekli bir grup subayın savunma alanında danışmanlık hizmeti vermek için kurdukları şirkettir. Bu şirket sömürge altında kalmış İslam ülkelerine yönelik çalışmalar yapıyor.

2018 yılında bir partinin genel başkanı hanımefendi çeşitli yerlerde silahlı kamplar kurulduğu iddiasını dile getirmişti. Cumhuriyet Başsavclığı bunun yalan olduğunu ortaya koymuştu. CHP'nin başındaki zat, SADAT'ın önüne gidip benzer zırvaları ifade etmiştir. Biz bunu, Türkiye'nin bölgesindeki çatışmalarda üstlendiği arabulucu rolüne ve kapsamlı operasyonlarına bir cevap olduğunu iyi biliyoruz. Bu çıkışın suflesinin nereden geldiğini, neyi amaçladığını, niçin şimdi yapıldığını da çok iyi biliyoruz. Cevaben bir kez daha ve tüm kalbimle diyorum ki; başaramayacaksınız.

SADAT'ın yöneticileriyle, kendileriyle yakından uzaktan hiçbir alakam olmadığı halde bunu adeta bizim şu anda kullandığımız darbeci bir oluşum olduğunu söyleyecek kadar terbiyesizleşiyor. Bay Kemal ne dersen de; sen sabahtan akşama yalanla yatıyorsun, yalanla kalkıyorsun.
 

ATATÜRK HAVALİMANI'NDAKİ YIKIMI ELEŞTİRENLERİ HEDEF ALDI

Karşımızdaki habis zihniyet boş durmuyor. Henüz SADAT tartışması bitmeden Atatürk Havalimanı'nda inşa edeceğimiz millet bahçesine saldırmaya başladılar. Öyle alçakça, since yapıyorlar ki bu senaryo bunların kalibresini aşar. İstanbul Havalimanı'nın inşaası başladığından beri kendi ticaret konumlarının sarsılacağından endişelenenlerin yalan kumpası estiriliyor. Bu tesisin adı 12 Eylül'e kadar Yeşilköy Havalimanı'ydı. Tüm darbecilerin yaptığı ihaneti gizlemek için kullandığı araç hep Atatürk maskesi olmuştur. 12 Eylül darbecilerinin başı Evren de Cumhurbaşkanlığı döneminde Yeşilköy'ün ismini Atatürk yaparak aynı yolu izlemiştir. Bunların derdi Atatürk'ün ismine sahip çıkmak değil, kendi kirli gündemlerini inşa etmektir. Gerçekten Atatürk hassasiyetleri olsaydı, kendilerine 'Mustafa Kemal'in itleri' diyenlerden hesap sorarlardı.

Bu hesabı soramayanların iftiraları ortada. Böyle samimiyetleri olsaydı, kendi ülkelerini yabancılara şikayet eden genel başkanlarından, belediye başkanlarından hesap sorarlardı. Atatürk Kültür Merkezi'ne karşı olanlardan hesap sorarlardı. Meselenin Atatürk değil, ülkenin ve milletin kazanımları olduğu izaha muhtaca gerek kalmayacak kadar açık.

Atatürk Havalimanının faaliyetlerine devamı, etkileriyle sürdürülemez bir hale gelmişti. Dünyanın pek çok yerinde yapıldığı gibi biz de yeni havalimanı inşa ederek bu sorunun çözümü yoluna gittik. Bundan bile rahatsız oldular. Sadece kargo bölümü Atatürk Havalimanı kadar olan İstanbul Havalimanı ülkemizin en büyük kazanımları arasına girmiştir. Bu gerçeği değiştirmeye kimsenin gücü ve nefesi yetmeyecektir.

Atatürk Havalimanı'nın bir pisti oradaki hastaneye hizmet vermek ve ihtiyaç durumu için faal tutulmaktadır. Yeni havalimanımız ise milletimiz cebinden tek kuruş çıkmadan yapıldığıyla kalmamış, milletin cebine para aktaran kaynak haline gelmiştir. Atatürk Havalimanı'na yapacağımız millet bahçesine çevrecilik için karşı çıkmaları tam bir garabettir.

KILIÇDAROĞLU'NU HEDEF ALDI

Bu zat, Bosna Hersek direnişinin efsanevi komutanı ve lideri merhum Aliya İzzetbegoviç hakkında söylediği sözler, onun aslında hangi kriterlere göre bir ayrım yaptığını da gösteriyor.

Aliya'nın karargahını 'mağara' diyerek kendi aklınca değersizleştirmeye çalışan bu zata en güzel cevabı Boşnak kardeşlerimizin sandıkta vereceğe inanıyorum.

"29 MAYIS'I ATATÜRK HAVALİMANI'NDA KUTLAYACAĞIZ"

29 Mayıs'ı da, Bay Kemal istersen sen de gel, Atatürk Havalimanı'nda kutlayacağız. Sen böyle 700 kişiyi falan topla, oraya götür. Orada engeller kurmaya çalış, boşuna uğraşıyorsun. Biz orada 29 Mayıs İstanbul'un fethini kulayacağız. Ve o gün de ağacı dikeceğiz ve bahçenin temelini de atacağız.

SURİYELİ SIĞINMACI AÇIKLAMASI

Son günlerde yaşayanan Suriyeli sığınmacılar tartışması kirli planın parçasıdır. Bizi endişelendiren CHP'nin başındaki zatın aynı küçük siyaseti, ülkede kin ve nefret tohumları atma pahasına sürdürmektedir.

Bu parti ülkemizin açık kapı politkasının yetersizliğinden, kalıcı çözüm arayışlarına girilmemesinden, bu insanların toplumsal hayata katılım gibi hizmetlerin verilememesinden söz ediyor. CHP'nin kin, nefret kokan sözlerine karşı çıkıyor, mazlumların yanında yer alacağımızı söylüyoruz.

FİNLANDİYA VE İSVEÇ'İN NATO ÜYELİĞİ SÜRECİ

NATO, doğu sınırlarını güçlendirmek için arayışlar içinde. Genişlemeye yönelik kimi adımlar atılıyor. Ukrayna krizinin ardından sergilenen dayanışma, açılan kucakları, gösterilen hoşgörüyü tebessümle izliyoruz. Biz yıllarca terörle mücadele etmiş bir NATO müttefiki olarak bu tabloyla hiç karşılaşmadık. Müttefiklerimizden bizim hassasiyetlerimizi anlamalarını, saygı göstermelerini, mümkünse destek vermelerini bekliyoruz.

Bizim terör örgütlerinin saldırılarına karşı sınırlarımızı koruma hassasiyetimiz var. Yıllarca çok acılar çektik, bedeller ödedik. Bu hassasiyetimize hiçbir müttefikimiz beklediğimiz ölçüde saygı göstermedi. PKK ve DEAŞ'ın sınırlarımıza dayandığı dönemde hava savunma sistemlerinin götürüldüğü günleri unutmadık.

Bu tavırlara rağmen biz ittifak içinde sorumluluklarımızı yerine getirmeyi sürdürdük. Bu önümüze getirilen her teklife evet diyeceğimiz anlamına gelmiyor. NATO'nun genişlemesi bizim hassasiyetlerimize gösterilecek saygıyla anlamlıdır. Caddelerinde teröristlerin o ülkenin polislerin desteğiyle eylemleri yapılırken, biz bunları görmeyecek miyiz? İsveç'te 30 teröristi istedik, 'Vermeyiz' dediler. Siz teröristleri vermeyeceksiniz, bizden NATO üyeliği isteyeceksiniz. Bu güvenlik teşkilatını güvenlikten yoksun hale getirmeye biz evet diyemeyiz. Bu yanlış Yunanistan ile bir kez yapıldı. Müslüman bir sokulduğu yerden bir daha sokulmaz. Pazartesi günü gelmek istiyorlarmış, yorulmasınlar, gerek yok."

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner50