BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

banner16

83 yaşındaki sanatçı Genco Erkal, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla hâkim karşısına çıktı

Usta tiyatro sanatçısı Genco Erkal (83) hakkında, 'Cumhurbaşkanı'na hakaret' suçlamasıyla 4 yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın ilk duruşması bugün görüldü. 

25 Kasım 2021
83 yaşındaki sanatçı Genco Erkal, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla hâkim karşısına çıktı

Usta tiyatro sanatçısı Genco Erkal (83) hakkında, 'Cumhurbaşkanı'na hakaret' suçlamasıyla 4 yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın ilk duruşması bugün görüldü. Mahkeme, esas hakkındaki savunmasını sunması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar vererek davayı 11 Mart 2022 saat 09:30’a ertelendi. Erkal duruşma sonrası, ”Hiç üzgün değilim bana böyle bir fırsat verildiği için mutluyum. Burada bana yapılan suçlamaları savunabiliyorum. Düzenin eleştirisine dile getirebiliyorum. Sonraki duruşmalarda daha çok konuşacağım" açıklamasını yaptı. 

Duruşmayı sanatçı Fazıl Say, Ece Dağıstan, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TİP Milletvekili Ahmet Şık takip etti Erkal alkışlar eşliğinde duruşma salonuna girdi.

Genco Erkal ve avukatları avukatları eski İstanbul Baro Başkanı Turgut Kazan ve Aslı Kazan ve Serdar Laçin'in  hazır bulunduğu duruşmaya mahkeme hâkimi Covid-19 gerekçesiyle basın ve izleyici almadı. Avukat Turgut Kazan duruma itiraz ederek, “Biz böyle olacağını belirterek sizden büyük salon talep ettik” dedi.

Mahkeme hâkimi, “Şu an bu ortam hem yargılama açısından hem de pandemi açısından sağlıklı değil. Avukatlar ve sanık ile bir gazeteci kalsın geri kalan dışarıya çıksın” diye konuştu. CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Ben çıkmayacağım adil yargılama hakkı gereği duruşmayı izleyeceğim.” ifadesini kullandı. 

Hâkim, içeriye giremeyen basın ve izleyicilerin takip edebilmesi için “duruşma salonunun kapısı açık kalsın” dedi. Genco Erkal’ın kimlik tespiti yapıldı. 

Erkal, yargılamaya konu edilen tweetlerinde hakaret unsuru olmadığını söyledi

Hâkim, Genco Erkal hakkında düzenlenen iddianameyi özetledi. Genco Erkal, yargılamaya konu edilen tweetlerinde hakaret unsuru olmadığını söyledi.

Erkal şu ifadeleri kullandı: 

“Ayder Yaylası ile ilgili paylaşımla başlayayım. Bu iktidarın doğa ile arası pek sağlıklı olmamıştır. İnşaat ve beton aşkı doğa sevgisinin önüne geçmiştir. 

"Bugüne kadar hiçbir Cumhurbaşkanımızın diploması tartışma konusu olmamıştı"

Erdoğan’ın diploması ile ilgili yaptığım paylaşım. Bir kurul, diplomanın paylaşılması isteğini “özel hayatın gizliliği” kapsamında değerlendi. Bugüne kadar hiçbir Cumhurbaşkanımızın diploması tartışma konusu olmamıştı. Hepsi devlet arşivinde yerini aldı. Açık ve netti. Bu diplomayı görelim diyorum. Mizahi bir ifade var bu tweette. İroniktir. Ama neresi hakaret sayılabilir anlamıyorum doğrusu.”

Mahkeme, esas hakkındaki savunmasını sunması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar vererek davayı 11 Mart 2022 saat 09:30’a ertelendi.

Erkal'ın savunmasının tam metni şöyle: 

“Öncelikle Twitter paylaşımlarımda hiçbir hakaret unsuru olmadığına yürekten inandığımdan böyle bir dava açılacağını hiç beklemediğimi ifade edeyim. Dava açıldığına göre şimdi burada söz konusu tweetleri teker teker ele alıp savunacağım. 

"Bu iktidarın doğayla arası pek parlak olmamıştır"

Ayder Yaylası’ndan başlayalım. Bu iktidarın doğayla arası pek parlak olmamıştır. İnşaat ve beton aşkı her zaman doğa aleyhine çalışmıştır. Onlar için önemli olan pazarlanacak yeni rant alanları yaratmaktır. Toprağı, alınıp satılacak arsa olarak görürler.

"Cumhurbaşkanı da zaman zaman bizzat özeleştiri yaptı"

Doğaya verilen zararlar konusunda tipik örnekler arasında Kaz Dağı’nda maden aramaya izin verilmesi, halkın karşı koymasına rağmen İkizdere’de taş ocaklarına ruhsat vererek doğanın tahrip edilmesi, özel koruma altındaki kıyıların imara açılması sayılabilir. Cumhurbaşkanı da zaman zaman bizzat özeleştiri yaparak, örneğin İstanbul için şunları söylemiştir: ‘Biz bu şehre ihanet ettik. İstanbul’un kıymetini bilemedik. Bundan ben de sorumluyum.’

Aynı şekilde Ayder Yaylası için de ‘Biz burayı kirlettik, rezil ettik’ dediği halde yaylayı turizm merkezi ilan ederek kentsel dönüşüm çalışmalarını başlatmış, imara açıp buranın doğal yayla olma vasfını kaybetmesine olanak sağlamıştır. İşte benim tweetim bu durumu eleştiriyor. ‘Parmağının değdiği yeri beton edip kurutuyor’ demek bir durum beyanı, bir eleştiridir. Kesinlikle hakaret değil.

Cumhurbaşkanı'nın diploması

İkinci tweetin konusu Cumhurbaşkanı’nın diploması. Yıllardan beri tartışılıyor. Vardı, yoktu. Geçerliydi, değildi. Sahteydi deniyor. Davalar açılıyor, reddediliyor, olay Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gidiyor.

Bütün bunlar yıllardır kamuoyunun gözleri önünde oluyor. Konuyla ilgili kitaplar yazılıyor. İnternete girin ‘Erdoğan’ın diploması’ diye arayın, bakın neler çıkıyor karşınıza. En son bir kurul meseleyi ‘özel hayatın gizliliği’ kapsamında değerlendirdi. Neden özel olsun? Madem ki yasal olarak belli bir göreve seçilebilmek için o diploma gerekli, o zaman açıkça ortaya konmalı. Özel hayat kapsamına girmez ve gizlenemez. Bu tweetle ifade ettiğim gibi ben de bir yurttaş olarak bu diplomayı görmek istiyorum. Bu benim hakkım.

Bugüne kadar hiçbir Cumhurbaşkanımızın diploması tartışma konusu olmamıştı. Hepsi devlet arşivlerinde yerini aldı. Hepsi kesin, açık ve nettir. Bu diplomayı da görelim diyorum. Mizahi bir ifade vardır bu tweette. İroniktir. Ama hakaret? Neresi hakaret sayılabilir anlamıyorum doğrusu.

Aynı tweetin baş tarafında ‘alemin çocuk doğurup doğurmayacağına karışacağına’ diye bir ibare var, onu da açıklamak isterim. Cumhurbaşkanı ara sıra ‘Biz kimin özel hayatına, yaşama biçimine karıştık’ der, ama açıkça bilindiği gibi üç çocuk, beş çocuk, yurttaşların kaç çocuk yapacağına bile o karar vermek ister. Bu da beni rahatsız ediyor ve bu tweetle o konuyu eleştiriyorum.

Üçüncü tweetteki ‘Çobanlık’ meselesine gelince: Bir gün Cumhurbaşkanı şöyle dedi: (14 Kasım 2016) ‘Çobanlık felsefesini anlamayan, insan yönetemez. Ben de bir çobanım.’ İşte bu konuşma son tweetime ilham kaynağı oldu.

Kendisi çobanlığı gururla kabul edip savunduğuna göre burada hakaret söz konusu olamaz. O çobanlığı tercih edebilir ama ben sürüden biri olmayı kabul etmiyorum. Çağdaş bir toplum özgür bireylerden oluşur, halk koyun sürüsü olamaz.

"Türk usulü başkanlık sistemi ülkemiz için felaket oldu bence"

Türk usulü başkanlık sistemi ülkemiz için felaket oldu bence. Benim asıl eleştirdiğim budur. Başkanlık sistemine başından beri kesinlikle karşıyım. Tüm yetkilerin tek kişide toplandığı bir sistemde halk huzur bulamaz. Nitekim bu sistemin yürürlüğe girmesinden bu yana, kısa zamanda siyasi, sosyal, tüm alanlarda zararlarını gördük, sürdürülebilir olmadığını anladık. En önemlisi, ülkemizin ekonomisi çöktü. Enflasyon, işsizlik, hayat pahalılığı, paramızın büyük bir hızla değer kaybetmesi, yoksulun daha yoksul, zenginin daha zengin olması, bu sistemin çıkmazını açıkça ortaya koydu. Dilerim ilk seçimde bu ucube sistemden kurtulup yeniden parlamenter sisteme geçer, demokrasiyi yeni baştan inşa eder, huzur buluruz.

Teker teker tweetlerimin savunması böyle. Genel duruma bakarsak ülkemizde, son altı yıl içinde cumhurbaşkanına hakaretten 38 bin dava açılmış, bu herhalde bir dünya rekoru. Durumun nedenlerini araştırmak gerekiyor kanımca. Neden bu kadar çok dava? Daha önceki dönemlerde bu tür davalar yüzlerle sayılırken bu dönem birdenbire 10 binleri konuşmaya başlıyoruz. Demek ki ifade özgürlüğüne ciddi bir saldırı var, baskı var burada. Suskun, ‘evet efendimci’ bir toplum isteniyor. Soru sorulmasın, eleştiri yapılmasın, iktidara koşulsuz biat edilsin. İnsanlar hapse atılmaktan korkup sussunlar, bu mudur amaçlanan?

Üstelik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Şorli kararıyla artık ‘cumhurbaşkanına hakaret’ diye bir suç kabul etmiyor, ‘İnsan haklarına aykırıdır’ diyor. ‘Bu suçtan ötürü göz altına alıp yargıladıklarınıza 7 bin 500 avro tazminat ödeyeceksiniz’ diyor. Bunun üstüne benim başka bir şey söylememe gerek kalmıyor sanırım. Takdir sizindir."

"Genco’nun tweet’lerini bestelesek gayet anlamlı şarkılar olur"

Erkal'a destek için duruşmaya gelen Fazıl Say, " Genco Erkal ile adliyede. Duruşma 11 Mart’da devam edecek. Yazdıklarında hiçbir hakaret unsuru yok. Duyarlı eleştiriler.. Hatta Genco’nun tweet’lerini bestelesek gayet anlamlı şarkılar olur. Davayı açanlar bile diline dolar ezberler…(38.001inci dava)" paylaşımını yaptı. 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.