Anasayfa Gündem Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Sağlık Kültür-Sanat Medya Teknoloji
Galeriler Videolar bLOG Sarı Sayfalar Hava ve Yol Arşiv ve Arama Habercem Toolbar Habercem RSS Künye
 Üye ol
E-Posta Şifre
Sitene Ekle
Üyeler Sayfası
Anasayfam Yap
Favorilerime Ekle
30 Temmuz 2010 Cuma
 
Bir telekulak ombudsmanımız olsa... - Habercem.com

Ulus devlet ve Kürtler

BALKAN toplumlarından başlayarak bu coğrafyada 1800’lerin başından itibaren yüzyıl içinde ulus devletlerin kurulmuş olması, Kürtlerde de “kendi ulus devletini k

3 milyon KEY'zedeye müjde

2. ödemelere yüzde 10 gecikme zammı yansıtılacak.
Bir telekulak ombudsmanımız olsa...
Ana Sayfa - Yazarlar 18.11.2009 08:08:00

Yazarımızın Diğer Yazıları

Doğruysa da, yalansa da...
Askeri vesayetin hukuki altyapısı
Anayasa Mahkemesi'ne bakmak...
Şu 23.59 konusu
Enerji stratejimiz var mı?
Nükleere var, rüzgâra yok
Tedrici demokratikleşme
Sahiden 12 Eylül'ü mü oylayacağız?
Magazine doyamamak: İki Fazıl Say
Magazine doyamamak: Türk soyu meselesi
Magazine inanma ama magazinsiz de kalma...
Profesyonel ordu soruları...
Profesyonel ordunun sakıncasını bilelim de...
İran çelişkileri ve iç politika yansımaları
Siyaset yazmak boş bir iş mi?
Gazeteciliğin de bir ekonomisi var
Modern gazete teknolojisinin babası öldü
Halktan korkanlar partisi
Paketteki yöntem neden anti demokratikti?
'Ben demiştim' demek istemiyorum ama...
Liderler neden görüşecek, neyi görüşecek?
Anayasa Mahkemesi'ne yakın markaj
Dindar solcular
Devrimci siyasetçi-bürokrat kariyerist siyasetçi
Kılıçdaroğlu, bu kafayla hiçbir şeyi çözemez!
Bir Anti-Ergenekon yazısı (3)
Bir Anti-Ergenekon yazısı 2
Bir Anti-Ergenekon yazısı
Ertuğrul Özkök'ün 'Tuhaf'ı
Hep aynı denklemin içine sıkışmak, oradan çıkamamak
Eşit yurttaşlığa dayalı demokratik cumhuriyet
'Açılım'ın duygusal boyutu
Açılımın geleceği: İki senaryo
Kurtarılması gereken ülkede yaşamaktan sıkılmak
Kaos için Osman Can'a ne hacet, Yargıtay var, Erzurum Ağır Ceza var...
Ve kazan kaynamaya başladı
İki oylama yöntemi arasındaki demokrasi farkı...
Anayasa Mahkemesi iptal edecek mi?
Osman Can'ın açtığı tartışma
Karpuz gibi ortasından ikiye bölünmüş ülke...
Geveze, hatta gürültülü ülke...
Şu eksen kayması meselesi...
Gazze'ye katkımız ne oldu?
Torba kavşağını gördünüz mü?
Toz duman dağıldıktan sonra...
Mahkûmun açmazı: Hayattaki karşılığı
Komşularla sıfır sorun derken...
Ölümü yüceltme kültürü
Gazze sorunu, Filistin sorunu, İsrail sorunu
Unutulan Gazze'yi dünyaya hatırlatan İsrail
 
 
 
Telekulak konusunu bu kez yargıdaki dinlemeler yüzünden yeniden tartışıyoruz.
Tartışıyoruz ama bence yanlış tartışıyoruz.
İki çeşit dinleme/izleme var.
Biri zaten yasadışı olanlar, onları tartışmaya bile gerek yok çünkü bu suç. Bakın geçenlerde Başbakan’ın da dinlendiği, yasadışı biçimde dinlendiği ortaya çıktı. Ergenekon dosyasında koca koca komutanların bilgisayarlarından bile yasadışı dinleme kayıtları çıktı.
Şimdi bu suçun cezası artırılacak.

İkincisi ise yasal, yani mahkeme kararıyla yapılanlar. Telefonu Ergenekon soruşturması kapsamında mahkeme kararıyla dinlenen bazı yargı mensupları, kendi haklarında alınan dinleme kararlarının yasaya ve usule aykırı olduğunu iddia ediyor. Zaten bu iddiaya dayalı şikâyetler üzerine ortaya döküldü, mesela İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın da dinlendiği, İstanbul Adliyesi ve Sincan Adliyesi santrallarının dinlendiği, Yargıtay’a ait olan bir telefonun dinlendiği vs.
Şimdi yargı mensupları hakkında alınan dinleme kararları yasaya ve usule uygun mudur, değil midir bu yakında ortaya çıkacak. Çıkacak ama biz bu sayede mevcut telefon dinlemeyle ilgili yasal mevzuatımızın tam olarak uygulanmadığını da bir kez daha gördük.

Yasaya göre bir suç soruşturması için telefonu dinlenen ama haklarında daha sonra takipsizlik kararı verilen kişilere savcılıkların, ‘Sizi dinledik ama bir şey bulamadık, kusura bakmayın’ diye dinleme sona erdikten 15 gün sonraya kadar bir mektup yazması gerekiyor. Bu yapılmıyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, telefonlarının dinlendiğini, kendisinin kameralı ekiplerce izlendiğini, bu dinleme ve izleme bittikten 40 gün sonra basın aracılığıyla öğrendi, kimse ona bunu resmen bildirmedi mesela.

Öte yandan geçmişte Telekomünikasyon İletişim Başkanı Fethi Şimşek’in bazı açıklamalarından biliyoruz ki, görevi mahkemelerin verdiği dinleme kararlarını uygulamak olan TİB çoğu zaman önüne gelen mahkeme kararlarına bir üst mahkeme nezdinde itiraz etmiş ve itirazında başarılı da olmuş, yani verilen izin iptal edilmiş.

Tabii TİB bu itirazlarını önündeki yasaya göre yapıyor, yasaya şeklen uymayan dinleme izinlerine itiraz ediyor. Ama biz verilen dinleme izinlerinin gerçek anlamda ne şekil ne de içerik denetiminin yapılmadığını biliyoruz.
Burada, bana göre yasada bir değişikliğe ihtiyaç var. Hazır hükümet yasayı değiştiriyorken belki bu konuya da el atmalı, en azından konu tartışılmalı.

Bana göre, telefon dinleme mevzuatında, mahkemelerin verdiği kararları vatandaş açısından denetleyecek, bu kararların hem usul hem de içerik bakımından yerindeliğini sorgulayacak bir çeşit ‘ombudsman’a, bir çeşit ‘halk avukatı’na ihtiyaç var.
Bu ‘halk avukatı’ mahkemelerden gelen dinleme kararlarından gerekli gördüklerine, kararların gizliliğine halel getirmeden üst mahkemeler nezdinde itiraz edebilmeli, bir anlamda telefonu dinlenen vatandaşın savunuculuğunu yapmalı.
Eğer araya böyle bir itiraz mekanizması girecek olursa, hem dinleme kararlarına
imza atan hâkimlerin hem de dinleme talep eden savcıların kendilerine biraz daha çekidüzen vereceğine, telefon dinlemenin en yaygın ve en önce başvurulan suç soruşturması yöntemi olmaktan yavaş yavaş çıkacağına inananlardanım.


Bu Haberi Puanla :
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  

Skor :





Bu habere üyelik sistemi üzerinden yorum yapmak için lütfen üye girişi yapınız, ya da daha önce kaydolmadıysanız yeni üye kaydı yapınız! Üyelik sistemi dışında ziyaretçi olarak yorum yapmak için tıklayınız!


  


Bu habere henüz yorum yapılmamıştır...
 
Yorumlar için "Editörü Uyar"